Burcu

[Flash 9 is required to listen to audio.]
Mayıs 27

aynadakiler:

Bazen seninle ilgili şeyler hayal ediyorum.

Gittiğimden beri gözlerinde gördüğüm o hüznün genetik bir tesadüf olmadığını hayal ediyorum.

Yanına gelip sana yazdığım bütün mektupları çantamdan çıkarıyorum. Görüyor musun; beş dakikada hayatımı sığdırabildiğim ellerine, yıllarca uğraşsam da mektuplarımı sığdıramıyorum.

Bazen yüzünden boynuna doğru uzandığım olmuyor değil. Önce, yokluğumda aynı yere uzanmış bütün kadınların pis kokularını saçlarımla süpürüyorum teker teker. Ardından parfümünü aralayıp teninin kokusunu çıkarıyorum kendime.

Seni aldattığım için duyduğum pişmanlığı hatırlamıyorum. Hiçbir terk edişimi, geri çevirişimi; hissetmiyorum. Salıncaklar var ve çocukluk hatıralarımla aynı yerdesin.

Seni hayal ediyorum. Ama sessizsin.

Şarkılar hariç, sakinsin.

Zamanın hakkı var, seni bu şehre terk etmeliyim artık.

uzuncteyze:

İzlediğim en iyi bilim kurgu filmdi. Abartmıyorum.
Mayıs 27

uzuncteyze:

İzlediğim en iyi bilim kurgu filmdi. Abartmıyorum.

[Flash 9 is required to listen to audio.]
Mayıs 27

jaskamusic:

“En çok bağıranın yanına koşarız, en sessiz duranın canı daha çok yanar. Bilmeyiz.”

[Flash 9 is required to listen to audio.]
Mayıs 27

aynadakiler:

Merhaba, ben senin ‘bir zamanlar’ından geldim, korkma hiç yabancı değilim. Belki de tanıdığın tek gerçektim, hatırlıyor gibisin. Geceleri beni okurken, etrafında şu suya benzeyen hayaleti hisseden sen değil miydin? Eğer istediği saçlar onun olmazsa bana sarılan kollar senindi. Adımın geçtiği her yerde uzaklara dalan gözler de öyle. Her gece hatırlayan bir unutmak yaratan sendin. Üzgünüm sevgilim.

Biz bir miktar beceriksizdik. Şimdiki zamana sığdıramayınca vazgeçtik, birer geniş zaman sevdası yarattık kendimize. Sen vazgeçmeyi oyuncaklaştırdın, ben sevmeyi.

Hüznüm yine gerçek. Çünkü biz yaşayıp çirkinleştirmek yerine her geçen geceyle güzelleştirmeyi seçtik birbirimizi. Biliyor musun şimdi olabileceğin en güzel yerdesin. Sanki bu gece ben uyuduktan sonra tekrar, giderek içeri çekilip kendine doğru çirkinleşeceksin.

Pişmanlığın yoktu son zamanlara kadar. Hissettiğin için gelmiştin ve hissetmediğin için gitmiştin son zamanlara kadar. Aklına gelmiyordum, son zamanlara kadar. Son zamanları biliyorum sevgilim. Son zamanlarda aklına vuran kalp atışların var. Hissettiğin, korkuya benziyor. Beni yok eden şeyler sanki zaman zaman yok oluyor. Üstüme örttüğün bordo tül rüzgarla aralanıyor. Benden sonra sevdiklerin sanki biraz hızlı unutuluyor, sanki biraz daha izsizler ve sanki biraz daha az siniyorlar üstüne. Korkma. Sakın korkma sevgilim çünkü birazdan bitmesine izin vereceğim.

Ben sadece yürüdüm. Biraz kutsallaştırdım, tuhaftı. Seni hatırladım, yüzüme bakmadım. Seni hatırladım ve ben sadece yürüdüm; seni sürüklediğimden haberim yoktu.

Gördün, değil mi? Ne zaman gördüğünü bilmesem bile, sen de gördün onları. Tesadüflerin yaz yağmurlarına ne çok benzediğini, ıslattığını, susmayı zorlaştırdığını, başını döndürecek kadar çok acıttığını. Hatırlayan kalbini susturmayı, bazen küçük bir hatırayı yanında olmayı çok istediğin birine tercih etmeyi sen de gördün.

Baksana, bir şey oldu; ilk defa senin adına konuşuyorum, eminim. Sen gittikten sonra da ‘biz’ kaldığımıza eminim. Özlediğinden eminim, şarkılardan şüphem yok.

Bazen biraz da zamansız geldim. Affet. Ama sen de bana hiç yazmadığın için özür dilemeyi unuttun, ödeşelim mi?

Hiçbir şey düşünmeden, sadece sevdim. Beklentilerimi susturdum. İnsanlar bunu yapamıyor bilirsin. En azından bir gün bileceksin. Şimdi, aklına son kez kendimi getiriyorum. Gerçekten, kalbim de atmıyor artık. Eş zamanlıyım. Son’dan bahsediyorum.

İlk defa kendimi ağlatabilen cümleler yazdım ve hayır bu defa, zamanlamam tesadüf değil. Seni sevmek, eski bir dosta benzemeye başlıyor göz kapaklarımın önünde.

Elimi tutmadan yanımdaydın, biliyorum. Suskunluğunu yutacak kadar hissettiğinden. Geçmiş zamanımızdan çiçekler kopardık, hep hissettim: Birbirimiz içindi. Yıllar boyu uğraşıp senin için yarattığım geniş zaman, geleceğinde gökyüzü. Üzgünüm, bir kez daha sevgilim. Çünkü hatıramın acı verici bir yanı olacak, böyle olsun istemezdim.

Çünkü, başına gelebilecek en güzel şey gerçekten bendim.

Mayıs 27

(Kaynak: turkeystreetart, kiprik gönderdi)

yazmakguzeldirmesela: İnsanın kalbini sımsıcak yapan, gülümseten, ne güzel bir cümlesin sen.

Mayıs 27
“Bin yıl yaşasam yine sana doyamam”
yaherroyamerro:

#behzatcyedokunma (twitter)behzat ç.’ye dokunma! (imza.la)
Mayıs 27

yaherroyamerro:

#behzatcyedokunma (twitter)
behzat ç.’ye dokunma!
 (imza.la)

[Flash 9 is required to listen to audio.]
Mayıs 27

adetayenilendim:

yağmurumu yakar yokluğunun türküsü…

epey zaman önce mail olarak gelen bir fotoğrafı açtım bugün. saatlerdir bakıyorum, her bir cm²’si başımı döndürüyor. o kadar çok baktım ki…
sanki öyle bir an gelecek ve canlanacak, fotoğraftaki haliyle karşımda oturacak…

özlem aşkın mı, acının mı öyküsü?

baktıkça özlüyor, özledikçe bakıyorum.
bakmaya doyamıyorum.
saçları… kaşları…
çok sevdiğim gözlüğü… 
ve g ö z l e r i … 

gözleri çok güzel. merceğe bakmıyor, sol taraflarda bir yere dalmış, derin dalmış. kim bilir neler düşünüyordu o an… belki de yorgunluk bakışıdır o, bilemiyorum. nasıl merak ediyorum bir bilse… gözleri bana bakmıyor bu fotoğrafta. yine de biliyorum, gözleri çok güzel.

bakışlarım muntazam burnundan kayarak, biraz aşağı iniyor, dudakları çok hafif aralık. öpemediğim için okumaya çalışıyorum. sanki bir şeyler söylemek istiyormuş gibi ama söyleyip söylememekte kararsız. belki de yorulmak istemiyor bir şeyler anlatmaya çalışırken… ve eminim, birkaç kare sonra, anlatmak yerine; o tatlı gülümsemesiyle etrafını aydınlatmayı tercih edecekti o anda da, pek çok zaman yaptığı gibi. çünkü güneş, aydınlatmak için var edilmiştir.

yine kış gelecek, üşüyeceksin… benden uzakta neler düşüneceksin?…

polo yaka, kısa kollu bir t-shirt var üzerinde hangi renk olduğuna tam karar veremediğim. koyu yeşil - koyu gri arasında değişik ve hoş bir renk. en üst düğmesi açık. 

oysa ellerin; benim en sevdiğim çiçeklerimdi.
üşüyorum, ellerin yok.
gittin gideli bir tek düşüm yok…

iki kolu da masanın üzerinde, farklı pozisyonlarda. sağ eli başıyla aynı hizada. işaret parmağı hafifçe değiyor saçları ve alnının kesişim noktalarından birisine.

***

yoksun artık, gönül düşümün söğüdü eğildi.

kavuuuuuuuun
Mayıs 23

kavuuuuuuuun

(Kaynak: hngxifueni)

gettingskinnyatlast:

Fruit salad made with a melon baller: Honey dew, watermelon and papaya
Mayıs 23

gettingskinnyatlast:

Fruit salad made with a melon baller: Honey dew, watermelon and papaya

(Kaynak: sids-healthysteps)